Otuz Tohum – Gamze Aras Tadımlık
Tadımlık GİRİŞ Benim adım Sinmâ. Muhtemelen hiç bilmiyorsunuzdur beni, ne de adımı. Ben kuşların en yaşlısıyım, hem de en genci. […]
Tadımlık GİRİŞ Benim adım Sinmâ. Muhtemelen hiç bilmiyorsunuzdur beni, ne de adımı. Ben kuşların en yaşlısıyım, hem de en genci. […]
Her olay özneyi varoluşa, yaratmaya çağırır ve var olanın bilgi düzenini bozmaya-sökmeye kışkırtır. Yaşamın duyumsandığı bu oluş anlarında anlamın sınırlarının
İlk cemre havaya düşer, havalar ısınır; ikinci cemre suya düşer, su ısınır; son cemre karaya düşer, kara ısınır. Kışın kar
Kafamın içinde dolaşan yaşantı kesitlerinin, diyalogların veya epizotların hangilerini bizzat yaşadığımı, hangilerinin benim hayatıma anlatılardan (filmlerden, romanlardan ve hikâyelerden) girdiğini
Çağdaş dünyada yaşanan toplumsal ve kültürel koşullar, kültürlerarası sanat eğitiminde estetik yakınlaşmalar ve karşılaştırmaları öne çıkartmaktadır. Bu yakınlaşmalar ve karşılaşmalar
“Istırabı görünür kılan Goya’nın ışığı, mekânın konuğu olan karanlığın kapısına dadanan beyaz terördür…” dedi kadın.“Fikrinin gölgesinde uluyan vahşi, zamanın sınırı
Gelecek şu ân için önemsizleştirilmiş vaziyette, geçmişse gereksiz kılınıyor. Bu arada medya, insanları eşine rastlanmamış miktarda imgeyle kuşatıyor, bunların çoğu
Senfonik bir uzunçalar seçmiştik, uzun sürsün diye. Plağı pikaba yerleştirip halıya uzandık. Çok geçmeden plak takılmaz mı? Aynı olan hep
“eşikteydi… duruyordu… unuttu…o kapıyı açmak ve içeri girmek için mi oradaydı; yoksa o kapıdan yeni çıkmıştı da kapatmak üzere miydi?
Yavaş sessiz senin buyruğunda toplanır altın yavaş sessiz, Yavaş sessiz senin buyruğunda dağılır buğday yavaş sessiz, Yavaş sessiz senin buyruğunda